Rastgeleliğin Şansı

Bazen hayatta karar alırken çok zorlanırız, iyice ölçüp biçmek bize en uygun olanı yapmak isteriz, peki gerçekten mümkün mü böyle bir durum?

Pizzadan Google’a 

Google’ın kurucularından Sergey Brin 2013 yılında yaptığı bir konuşmada tanımladı  başlığımda da kullandığım ifadeyi. Başlığın ortaya çıkış hikayesi şöyle: Sene 1994, Amerikada “.com” çılgınlığı diye bir kavram var (işin özü her sektör internet ortamına girip daha büyük kitlelere ulaşmaya çalışıyor). Bir akşam Brin ve arkadaşları -bu arada o zamanlar Google yok, Brin Stanford Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını yürütüyor- bilgisayar laboratuvarında çalışırken çok acıkıyorlar ve canları pizza çekiyor. Buraya kadar her şey sıradan, asıl olay Brin siparişi internetten vermeye karar veriyor, dikkatinizi çekerim yıl 1994. Siparişlerini başarılı bir şekilde verdikten sonra beklemeye başlıyorlar. Aradan yarım saat geçiyor yok, 45 dakika geçiyor yok. Bir buçuk saat sonra pizzacıyı aramaya karar veriyorlar. Pizzacı telefonu açıyor, Brin’in heyecanlı heyecanlı bir şekilde sorduğu biz bir buçuk saat önce internetten sipariş vermiştik ama hala pizzamız gelmedi acaba bir sorun mu var, sorusuna pizzacı ne cevap verse beğenirsiniz? Aaa ben bir fax makinesine bakayım… Brin devam ediyor: internet gibi bir teknoloji, bağlantılar, makineler ama fax makinesine bakan kimse yok. Oysa hayatımın geri kalanını, internetten yemek siparişi verme fikrini  dünyaya yaymak için harcayabilirdim… Sonra ekliyor, ama o zaman Larry ( Google’ ı kurdukları ortağı) ile hiçbir zaman tanışmamış ve Google’ ı kurmamış olacaktım. İşte diyor rastgele bir şekilde kimse görmedi o kağıt parçasını şans

thinking-man-stock_000005908297medium11.jpg

Analiz yapmak artıları eksileri değerlendirmek tabiki mantıklı, lakin bazen seçenekler arasında kalırız ve bizim için en mükemmel olanı bulmak zorundaymış gibi baskı kurarız benliğimizde, rahmetli dayım herkesi dinle ama hep kendi süzgecinden geçirdiğini uygula derdi. Ne doğru bir söz! (Burada babama, anneme ve kardeşime her kararımda bana sonuna kadar destek oldukları için ayrıca çok teşekkür ederim.)

Tekerlek ve roket

Amerikalıların çok meşhur bir sözü vardır: Roket bilimi yapmıyoruz burdaa!

princ-rocketsci

Roket fırlatmak çok kritik fiziksel hesaplamalar gerektirir, bir milimetrelik bir sapma veya bir saniye erken kalkış bütün roketi patlatıp tüm çalışmalarınızın çöp olması anlamına gelir.

Eric Ries, girişimciliği hayatlarının bir parçasında düşünenlere kesin okumalısınız dediğim Yalın Girişim adlı kitabında hayatın roket bilimi olmadığı aksine, araba sürmek gibi olduğundan bahseder. Araba sürerken milimetrik hesaplar yapmayız, ama gitmek istediğimiz yönü yolumuzu biliriz, belki bazen yanlış yola gireriz, uyarılar gözümüzden kaçar, ama hepsi tecrübe olur bir sonraki sefere.

6.His

Bundan yaklaşık 2 yıl önce Michelle Obama’nın bir röportajını okuma fırsatım olmuştu, orada eşinin önüne bazen binlerce analiz geldiğini ve seçim yapmak zorunda kaldığı durumlarda bu analizleri inceledikten sonra son kararı hep içinden gelen sese göre verdiğini belirtiyordu Michelle Obama.

İstatiskçi yaklaşım

İstatistik ile uğraşan temelleri Thomas Bayes‘in 18.yüzyıldaki teoremine giden bir grup bilim insanı “Bayesçi”ler olarak bilinir. Bayesçiler aslında dünya üzerindeki hiçbir şeyi tam olarak bilmediğimizi, olacağını anladığımız şeyleri geçmişteki deneyimlerimizden çıkardığımızı iddia eder. Örneğin, diyelim ki bir deniz yolculuğundasınız ve mideniz bulandı ve bunu birkaç keredir yaşıyorsunuz varacağınız sonuç belli: beni deniz tutuyor. Peki günün ortasında bir anda mideniz bulanmaya başladı ve doktora gittiniz size yediklerinizi sordu normal şeyler olduğunu , hatta sizle aynı yemeği yiyen arkadaşlarınıza bir şey olmadığını söylediniz. Geçmişteki deneyimleriyle sizi kıyaslayan doktor hemen bir sonuca varamayacaktır, sizden tahlil gibi fazladan veri isteyecektir.

Sonuç olarak

İşte bazı anlarımız da böyledir hayatta. Hemen sonuca varamayız, o kadar normaldir ki sonucu bulamamamız çünkü yaşımız kaç olursa olsun Sezen‘in de dediği gibi küçüğüzdür, tecrübesisizdir bu durum için. Zaten günün sonunda bizim kontrolümüz dışında gerçekleşecek binlerce zincirleme olay olacak ve sonucu asla erkenden tam olarak bilemeyeceğiz .Zira, derin bir nefes alarak içimizdeki sese kulak vermek en doğrusu olabilir.

Reklamlar